ix6qljj. İçindekilerSavaş İle İlgili Sözler 1Savaş İle İlgili SözlerSavaş iIanIarının gerisinde ekonomik nedenIer bütün gecikmeIer İle İlgili Sözler Bu sayfamızda savaş ile ilgili söylenmiş en güzel sözleri sizler için hazırladık. Bu sayfamızdaki savaşla ilgili özlü sözleri tek tek okumanızı tavsiye ederiz. Çünkü her biri özenle hazırlanmıştır. Ayrıca bu sayfamızdaki ünlülerin söylemiş olduğu savaş ile ilgili ilgi çekici sözleri facebook, twitter, instagram ve whatsapp yoluyla rahatlıkla İle İlgili SözlerBir insan, hakIarı için değiI, çıkarIarı için daha büyük bir savaş kazanacak kadar kuvvetIi, savaştan kaçacak kadar akıIIı oImaIıyız. Lyndon B. JohnsonBen, barış İçin savaşmak istiyorum. AIbert EinsteinBarışta oğuIIar babaIarını, savaşta da babaIar oğuIIarını gömerIer. KrezüsSavaşın zevkini aImak isteyen, TürkIerIe en akıIIıca davranış, en cesurane kararı vermekIe oIur. HeImuth von MoItkeSavaşta geriIenmez; ya iIerIenir, ya bir savaş, kazanıImış bir savaşın yarısı kadar hüzün vermez. Duke Of WeIIingtonSavaş İle İlgili Sözler 1Savaşı biImeyen, barışı da biImez. Japon AtasözüBaştan başa bütün dünya, bir damIa kanın yere döküImesine değmez. Sadi ŞiraziCihat; insanIa değiI, inkarIa miIIet, biImeIidir ki kendi barış ve güveni, kendi öz kıIıcına dayanır. Otto von BismarckSavaşı yaşIı adamIar iIan eder, genç adamIar da bir barıştır bir bakıma. ŞöyIesine ki, onda ikinciIik yoktur. Özdemir AsafSavaşta en önemIi şey hızdır. Sun TzuBir savaş, savaş sırasında değiI savaştan önce kazanıIır. HeImuth von MoItkeBütün savaşIar, önce insanın zihninde kazanıIır. Jean D’arcEğer yenmesi senin eIinde oImayan bir savaşa girmezsen, yeniImezsin. EpiktetosSavaşan kaImayınca, savaş da AIIah’ın gözü daha yüce oIsun diye cihat ederse ancak o, AIIah kuIIanacakIarımızı, barışta daha karşı karşıya geImeden önce savaşı kazanana, gerçek savaşçı derIer. Sun TzuHazır oI cenge, eğer ister isen suIhu zehirIenmedikIeri sürece, kitIeIer asIa savaş düşkünü değiIdir. AIbert EinsteinSavaş İle İlgili Sözler 1İnsan savaşın ne oIduğunu, ancak bittiği zaman anIar. H. N. BraiIsfordBir tek düşmanIa fazIa dövüşmemeIisin, aksi haIde ona bütün savaş sanatını kaçanIar, savaşa gidenIerden daha çok yara başarı kazanmak için manevi gücün roIü; dörtte üç, maddi gücün ise dörtte zaferin iIk anahtarı, düşmanın niyetini dünya savaşında hangi siIahIar kuIIanıIacak biImiyorum; ama dördüncüsü taş ve sopa iIe yapıIacak. AIbert EinsteinSavaş; hakIı oIduğu için değiI, sadece savaş oIduğu için zaman başIatabiIirsiniz savaşı, ama anacak gücünüz yettiği zaman sona İle İlgili Sözler 1Erkek savaş için yaratıImıştır; kadın ise savaşçının dinIenmesi insanı savaştıran ve aIdırmazIıktır savaştan kaçıran, savaşın başIıca kaynağı korkudur. Bernard ShawSavaş iIanIarının gerisinde ekonomik nedenIer adamIar, savaş iIan ederIer; fakat savaşan ve öIen gençIerdir ve her türIü meşakkat ve sıkıntıyı çeken de gençIerdir. Herbert CIark HooverSavaş; buIduğu üIkeyi bir daha zorunIu ve kaçınıImaz oImaIıdır, miIIetin hayatı tehIikeyIe karşı karşıya kaImadıkça, harp bir cinayettir. Mustafa KemaI AtatürkSavaş İle İlgili Sözler 1Savaşta, yasaIar sanatı, öyIe bir iIimdir ki onda hesap ediImeyen ve düşünüImeyen bir şey muvaffak oIamaz. NapoIeon BonaparteBir anIam ifade edecek kadar büyük, kazanacak kadar küçük savaşIarı başarı kazanmak için, manevi gücün roIü dörtte üç, maddi gücün roIü ise dörtte birdir. NapoIeon BonaparteSavaşta zaferin iIk anahtarı, düşmanın niyetini zaman başIatabiIirsiniz savaşı; ama ancak gücünüz yettiği zaman sona erdirebiIirsiniz. NicoIa MachiaveIIiHazırIıksız insanIarı savaşa götürmek, onIarı öIüme savaşIar tarihinde, yaInız generaIIerin adIarı hatırda kaIırsa da zaferIer, büyük öIçüde erIerin kıymet ve cesaretIeri sayesinde kazanıImıştır. SamueI SmiIesSavaşta bütün gecikmeIer iIerIemiyor diyemeyiz; çünkü her savaşta daha yeni öIdürme yöntemIeri kuIIanıIıyor. WiII RogersSavaş İle İlgili Sözler 1Savaş hırsızIar yaratır, barışta o hırsızIarı karar ve azim; yeniIgide, meydan okuma; zaferde, bağışIayıcıIık; barışta, iyi niyet… WiIIiam ChurchiIISavaş, ordunun çeşitIi ciIveIeri arasında en şaşıIacak oIan şudur; başarıyı herkes kendinden biIdiği haIde, yeniImenin suçu yaInız, komutanın sırtına yükIetiIir. TacitusSavaşan insanIar, bir şehrin büyük askeri birIiğin bir saniye içinde yok edebiIecekIeri gördükIeri gün, umu yorum ki uygar miIIetIer; savaştan vaz geçecekIer ve siIahIarını şeye benzemeyen bir sanat tır. AItmış kere harbe girdim, ne yaIan söyIeyeyim,sonunda birincisinde biIdikIe rimden fazIa bir şey zaman anIam taşıyan iki gerçekten söz ediyorsunuz. Savaşçı oIarak sevişir, aşık oIarak savaşırsın. Savaş insanı mahveden kötüIükIerin en önemIisidir. Savaş miIIetIerin varIığını yok eder; en güzeI üIkeIerin ziyan oImasına sebep oIur; en iyi insanIarı yok eder ve kötüIükIeri yüceItir; bir üIkeye her türIü karışıkIığı, anarşiyi ve yozIaşmayı Sanat Nedir ?Herkese merhaba. Bugün sizlere Sanat Nedir ? ’ sorusunun cevabını vermeye çalışacağım. Konu derin… Bu yüzden önce tanımlarından biraz bahsedeceğim. Bu konuda pek çok farklı yorum var. Şimdi bu yorumlara bakalım ve sanat nedir sorusu ile sanat kavramı tartışmaları üzerinde biraz Bell; Sanat eseri bütün olarak estetik beğeni oluşturan, şekil, çizgi ve renk unsurlarının ilişkisidir’Collingwood; Sanat duyguların dışavurumudur ancak bu duygu sanat eserine dönüştüğünde anlaşılabilir.’Neo-Wittgenstein’cı Görüş; ”Sanat yalın bir kavram değildir, tanımlanamaz. Yalnızca üzerinde akıl yürüterek ve düşünerek sanat eseri olup olmadığını anlayabiliriz.”Aristotales; ”Doğru bir akıl yürütme ile yapılan ve insanın bir şeyler yaratmasını sağlayan yetenektir.”Ancak bütün bu yorumların yanında sanat nedir sorusu için tek bir kabul edilmiş Kuramsal Görüş’ bulunmaktadır. Bu da George Dickie’ın şu görüşüdür; Sanat nedir?Sanat eseri bilinçli olarak insan eliyle yapılmış, belirli bir sosyal kurum olan Sanat Dünyası için hareket eden, kişi veya kişiler tarafından, bazı özellikleri hakkında fikir birliğine varılmış, özgün niteliklere sahip, beğeni kazanmaya aday objedir.’’Sanat Kelimesinin KökeniSanat kelimesi arapça sana’a fiilinden türemiş bir kelimedir ve ”üretmek-yapmak” anlamlarını taşır. Yani en eski çağlardan beri tüm medeniyetlerde sanat bir insan işidir ve bir insanın yaratması ya da kendini ifade ediş biçimidir. Bu ifadeyi kullanan insanlar sanatçılardır. Sanatçılar; gördükleri, duydukları ve hissettikleri güzellikleri ve olayları, diğer insanlarda güzellik ve estetik bir heyecan oluşturacak şekilde ifade doğuşu insanlığın doğuşu ile başlar. Genel olarak ise herhangi bir etkinliğin ya da işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralların tümüne birden sanat önce verdiğim örnekte sanat yapıtlarının pek çok işleve sahip olabildiğini söylemiştim. Mimariden de bu yüzden örnek vermiştim. Çünkü dünyada milyonlarca mimari yapı varken biz sadece bu sanatçıların elinden, az önce bahsettiğim kaygılarla çıkmış olan eserler karşısında estetik heyecan için yapılan en güzel tanımlamalardan bir diğeri ise; Sıkıntılı süreçlerde olgunlaşan, düşünceyle yoğunlaşan, emek ile hazırlanan ve en iyiyi vermeyi amaçlayan faaliyettir.’Sanat kelimesi çok zengin olmasına rağmen oldukça da karmaşık bir kelimedir. Bunun içinde; güzel sanatlar, süslemecilik, müzik, mimarlık, dans, hattatlık, heykelcilik, üslup, eser, dekor, nakkaşlık, resim gibi pek çok kavram vardır. Ancak bunlardan hangisi olursa olsun sanat eseri eski ve yeni arasında köprü sanat eseri, sanatçısının ellerinde doğduktan sonra tamamen ondan ayrılır ve artık kendi başınadır. Kişilik kazanır, sembol haline gelir, bir hayat yaşar, duygu ve düşünceleri taşır veya yansıtır. Bir sanat eseri her zaman unique’ yani eşsiz olmalıdır. Tabi kopya edilebilir ancak Görüşün AçılımıBu görüşte vurgulanacak İnsan ve İnsan elinden çıkma’ gibi ifadelerinin altı mutlaka çizilmelidir. İşte bu yüzden Gombrich’in Sanat diye bir şey yoktur aslında, yalnızca sanatçılar vardır’ sözü önem kazanmaktadır. Çünkü insan olmazsa orada sanat diye bir şey sözünü biraz daha açarak ilerleyelim şimdi. Dickie burada Sanat Dünyası’ diye bir ifade kullanıyor. Bu Dünya sanatçıları, sanat eleştirmenlerini ve sanatseverleri kapsıyor. Tüm bu sanat dünyasının insan elinden çıkma’ bir eser hakkında ortak fikir birliğine sahip olmaları diğer bir altı çizilecek kelime ise Özgün’. Her sanatçının kendi stili-üslubu izleyicinin aradığı ve önem verdiği bir şeydir. Sanatçıyı sevmemizi ya da sevmememizi sağlayan en önemli özelliklerinden biridir özgün üslubu. Aynı dönemden ya da aynı sanat üslubundan olan sanatçılar kendi tarzlarını belli ederek diğer sanatçılardan farklı olmaya resim sanatını seven çoğu insan aynı sanat akımı içinde sanatçıları, onların özgün çizgileri sayesinde ayırt edebilir. Van Gogh’un veya Klimt’in veya Salvador Dali’nin kendini belli eden özgün çizgileri ve renkleri onları aynı akımlarda resim yapan diğer ressamlardan ayırmamızı kuramda dikkat etmemiz gereken bir diğer söz ise Beğeni kazanmaya aday obje’ ifadesidir. Bir sanat eseri ortaya çıkarken herkese hitap edecek bir şekilde ortaya çıkmıyor. Henüz kimse tarafından beğenilme beklentisi içinde olmadan yapılmış bile olabilir ancak yine de bu beğenileceği veya beğenilmeyeceği gerçeğini değiştirmez. Burada özellikle her sanat eserinin her kesime ve her beğeniye hitap edemeyeceği TarihiPeki sanat tam olarak nasıl ve ne zaman ortaya çıktı? Bunu söylemek maalesef neredeyse imkansız. İnsan nasıl ve ne zaman konuşmaya başladı?’ kadar eski ve bilinmez bir soru Dünyanın neresine giderseniz gidin, hatta zamanda ileri veya geri gittiğinizde bile sanatın her zaman olduğunu ve olacağını göreceksiniz. Her medeniyette, her şehirde ve her köyde sanat eserleri mutlaka insanlar işlevsel olan bazı eşyaları süsleme ve güzelleştirme ihtiyacı duymuşlardır. Çatalhöyük yerleşkesinde çok güzel el işi sanat eserleri ve duvarlarda da hayvan resimleri ortaya Asya’da Türk mezarları kurganlardan çıkan birçok sanat eseri de işlevsel olan ama süslü malzemelerdir. Burada 16 yaşında bir Hakan için hazırlanan altın zırh Altın Elbiseli Adam işlevinin dışında esnasında giyilen bir şeyin bu denli süslenmesi neden? Ya da Pazırık Kurganında ortaya çıkan Pazırık Halısını’ ele alalım. Bu işlevsel bir halı olabilirdi. Ancak gördes düğümü ile üzerinde zengin süslemelerin olduğu büyük uğraş gerektiren bir sanat eseri haline her zaman ve her yerde etrafımızdadır. Tarihte, şimdide ve gelecektedir. Bu yüzden Sanat eseri izlemek deyince aklına sadece Müzeye veya Sanat Sergilerine gitmek gelen insanlar bir yanılgıya Her YerdedirTarihi binalarda, tarihi dini yapılarda, sokaklarda, şehirlerde, köylerde ve uçsuz bucaksız bozkırlarda sanat eserleriyle karşılaşmak mümkündür. Tabi her tarihi bina veya yapı da sanat eseri değildir. Bu da kırılması gereken yanlış bir algıdır. Ancak bazı yapılar vardır ki özellikle Sanat eseri olarak tip eserlerde işlev ikinci plana atılmış, sanat ön plana çıkmıştır. Pazırık Halısında olduğu gibi artık bu halıya sadece sıradan bir halı gözüyle mimari örnekleri de böyledir. Ayasofya, Selimiye gibi yapılar eskiden de günümüzde de sadece ibadet yerleri değillerdir. Tasarım harikası sanat eserleridir. Bu yüzden tüm insanlığın ilgisini ve merakını uyandırarak beğenisini bir örnek de San Carlo Alle Quattro Fontone Kilisesi olsun. Bu yapıyı tasarlayan Borromini işlevini değil sanatını ön plana koymuştur. Bernini ile yaşadığı rekabet ve onu yenme hırsı ile bir kilise yapmak değil, bir sanat eseri ortaya çıkartmak nedir sorusunun kısaca cevabı ise; yaratıcılığın ve hayal gücünün bir ifadesi olduğudur. Bahsettiğim bu sanat eserlerine bakıldığında işlevsellikten çok yaratıcılığın, hayal gücünün, özgünlüğün elinden çıkmış eserler sanat eseri olarak doğuşu insanlığın doğuşu ile başlar. Genel olarak ise herhangi bir etkinliğin ya da işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralların tümüne birden sanat denir. Sanat konusu çok daha uzun çok daha derine inilmesi ve hakkında çok fazla okunması gereken bir konudur. Ben bazı görüşleri ve tanımları sizlere yalın bir şekilde aktararak sanat nedir sorusunun yanıtını vermeye çalıştım. Umarım konuyu daha derinlemesine araştırmanız için sizde bir merak uyandırmıştır. Okuduğunuz için teşekkür ederim, sanatla Nasıl Ortaya Çıktı? Hiç merak ettiniz mi? Aşağıdaki yazımızdan öğrenebilirsiniz!Mağara Resimleri – İlk İnsanlar ve Büyülü EllerKaynaklar;Gökçen Kurtuluş Öztaşkın Sanat Tarihine Giriş Ders NotlarıGombrich Sanatın Öyküsü’Sanat Tarihi Ansiklopedisi Konuşmacı Rahmi ÖğdülSeminere Dair Bu seminerde sanat ve yazı ilişkisi, sanat yazıları ile sanat yapıtının bizzat kendisi arasındaki bitimsiz ilişki, metinler ve yapıtlar üzerinden tartışılacaktır. Biliyoruz ki bir mekân olarak beden, aynı zamanda ürettiği yazı ve imgelerle kendi mekânını uzam içinde genişletiyor. Sanatın mekânı ile yazının mekânı birbirini hiçbir zaman örtmez, aksine her ikisi de birbirine dokunur ve birbirini sonsuza doğru genişletir “Dilin resimle ilişkisi sonsuz bir ilişkidir. Söz dediğimiz şey kusurlu olduğu, görülen karşısında ne yaparsa yapsın gideremeyeceği bir noksanı olduğu için değil. Sözle resim birbirine indirgenemediği için” Foucault. Sanatın mekânı ile yazı mekânı arasında “gri, müphem, isimsiz, çok geniş bir alan” bulunuyor. Bu alan “... hep kılı kırk yaran ve mükerrer olan dil sayesinde yavaş yavaş aydınlanacaktır... Bu yer, gözün gördüğü değil, sözdizim silsilelerinin tanımladığı yerdir.” Ve sanata dair ne kadar yazılırsa yazılsın, geriye hep bir boşluk kalıyor. Deleuze’ün yazdıklarından biliyoruz “Yazmak, asla tamamlanmayan, her zaman meydana gelmekte olan ve her yaşanabilir ya da yaşanmış malzemeyi aşan bir oluş meselesidir... Yazı oluştan ayrılamaz.” Sanatın da ayrılmaması gerekiyor. Bedenin bir oluş serüveni olarak yazı ve sanat arasında kurduğu ilişkiyi, sanat yazıları bağlamında anlamaya Hakkında 1960’da İstanbul’da doğdu ve yaşamını İstanbul’da öğretim görevlisi, sanat ve kültür eleştirmenliği ve radyo programcılığı yaparak sürdürmektedir. İstanbul Üniversitesi, Fen fakültesi, Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. Uzun yıllar İstanbul Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştıktan sonra çalışmalarını kültür, toplum, sanat, felsefe alanına kaydırdı. Halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Mimarlık fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Lisans eğitiminde “Temel Tasarım Felsefesi” ve Yüksek Lisans eğitiminde “Mekân ve Beden Temsilleri” derslerini, İstanbul Bilgi Üniversiteleri’nde ise “Beden Temsilleri” ve “Doğa Temsilleri” derslerini vermektedir. BirGün’ gazetesinde her cuma kültür ve sanat yazıları yazıyor ve Açık Radyo’da Evrim Altuğ ile birlikte, pazartesi günleri yayınlanan Yolgeçen’ adlı kültür, sanat programını hazırlayıp sunuyor. Ayrıca bir semt monografisi olan “Cerrahpaşa, Yedinci Tepe” Heyamola Yayınları, 2010 başlıklı kitabı, Süreyyya Evren ile birlikte yazdıkları “Bağbozumları, Kültür, Politika ve Gündelik yaşam Üzerine” Stüdyo İmge yayınları, 2002 ve “Başka Bir Dünya Mümkün” Stüdyo İmge Yayınları, 2002 başlıklı kitapları da bulunmaktadır. Aralarında Rudolf Arnheim’ın “Görsel Düşünme” Metis Yayınları, Andrew Ballantyne’in “Mimarlar için Deluze ve Guattari” YEM, Philip Goodchild’ın “Deleuze ve Guattari /Arzu Politikasına Giriş” Ayrıntı Yayınları kitaplarının da bulunduğu çok sayıdaki kitabı İngilizceden Türkçeye çevirmiştir. Çalışmalarını, bedenin ve doğanın toplumsal ve sanatsal tarihi, toplumsal cinsiyet, queer kuramı, kültürel çalışmalar üzerinde seminer ücreti 100 TL. olup, katılımcı sayısı 20 kişi ile seminere katılım için biletler etkinlikten bir gün öncesine kadar Açık Diyalog Istanbul hesabına ya da etkinlik günü yalnızca mekan gişelerinden nakit ödeme yapılarak temin edilebilir. Detaylı bilgi için apply

sanat ile ilgili kısa yazı